FLANÖR


Yazar
14 Şubat 2020 Cuma
Yazan : Yavuz Kara
Güncelleme: 14 Şub 20 Cum, 15:57

OXFAM’ın son raporuna göre:
2.153 en zengin kişinin serveti 4 Milyar 600 Milyon kişinin servetinden daha fazlaymış
Zenginlerin vergi oranları %0,5 ( Binde 5 ) oranında arttırılsa eğitim ve sağlık alanlarında 117 Milyon yeni istihdam imkanı sağlanılabilirmiş
Dünya nüfusunun %1’ini oluşturan zenginler geri kalan 7 Milyar kişinin malvarlıklarının 2 katından daha büyük bir servete sahipmiş

Beş bin yıl önce doğan bir insan günümüze kadar yaşasa ve yaşadığı her gün için 10.000 dolar biriktirse şu anki en zengin kişinin sahip olduğu servete ulaşamazmış…

Türk Nefroloji Derneği’ne göre:
Her 100 insandan 95’i hasta
40 yaş üstü her 5 kişiden biri akciğer hastası (Astım-Koah hastası5 milyon kişi)
Her yıl 200 bin kişiye kanser teşhisi konuyor. Bu rakamın 2030 yılında 500 bine ulaşması öngörülüyor.
Hepatit B-C taşıyıcı sayısı 5 milyona ulaşmış
Her 6 kişiden biri böbrek hastası
Diyabet hastası %18’ler seviyesine dayanmış. Hastaların ¾’ü düşük ve orta gelir düzeyinde insanlar.
Dünya üzerinde her 6 saniyede 1 kişi diyabet yüzünden hayatını kaybediyor
Kalp yetmezliği sayımız 4 milyon, bunun 1.5 milyonu ileri düzeyde
Her 3 kişiden biri yüksek tansiyon hastası.

Ülkemizde doktora başvuran 9 milyon depresyon hastası var ve yılda 50 milyon kutu hap tüketiyoruz…

Yutuyoruz, bir bir yutuyoruz hapları
Yuttukça uzuyor ömrümüz
Yutturdukça uzatıyorlar ömürlerini
Yutturdukça hizmet süremizi arttıyorlar
Yutturdukça, yutuyorlar bizi
Hastalandıkça daha uzun yaşıyor
Yaşadıkça daha çok hastalanıyoruz
Yaşamak için hastalanmaya
Hastalanmak için yaşamaya mecbur olmayı da yutmuşuz
Yutturmuşlar her şeyi
Sen “ben”liğini bulmalısın!
Bir birey olabilmelisin terk etmelisin “biz”i demişler, uyutmuşlar bizi
Bu fırsat pusuda bekleyen “ben”in bayramı olmuş
“Ben”in zirve sarhoşluğuna dönüşmüş
“Ben” bir düşüştür oysa
“Biz” tepesinden korumasız, çaresizce; aşağıya hızla
Düşüş “ben” ile sonuçlandığından
Alınan hasar düşüşün sonunda anlaşılır ancak
Eskiden “biz” kıymetli idi
Şimdilerde ise “ben”
“Ben” olabilmek
“Ben”i var edebilmek için “biz”i imha etmek gerektiğini yutturmuşlar bize
Biz, ben olma hapını yutunca
Birbirimizle bağımızı koparıp bireycileşmiş, bencilleşmişiz
Ben olmayı, bireyselliği “bireycilikle” karıştırmanın tezahürü olarak…
Biz, biz olmayı terk edip bencilleşince
Onlar daha çok zenginleşmiş
Onlar zenginleştikçe biz fakirleşip, yalnızlaşmış; hastalanmışız
Hastalandıkça yutmuşuz hapı ve uyumuşuz
Uyudukça rüyalarımızı gerçek sanmış
Gerçeklerin yerini rüyalarımız alır olmuş
Gerçeğe ulaşmanın yolunun uykudan geçtiğini yutunca
Gerçekten uzaklaşmamanın yolunu uyumakta bulmuşuz
En iyi uyuyanı hakikatin sahibi sanmışız
Uyananları gafil, uyanıkları düşman görmüşüz
İyi uyumak için de yalnızlığı, yalnız yaşamayı seçmişiz
Bu yüzden olsa gerek;
ABD/ New York/Manhattan’da hanelerin %94’ü tek başına yaşıyormuş
Fransa’da ve diğer batı ülkelerindeki metropollerde tek başına yaşama oranı %60’ı geçmiş
Ülkemizde ise bu oran hızla artıyor 2000 yılında %6 iken günümüzde %18’leri aşmış, %20’leri zorluyormuş
Bunlar gerçekçi olanlarmış

İyi, en iyi uyuyanlar(!)

Anlaşılan o ki;
Gittikçe flanörleşiyoruz!
Yalnızlaşıyor, kendimizi yalnızlaştırıyoruz
Kentli aylak haline geliyoruz
Sadece seyrediyoruz
Pasif ve edilgen bir yaşamı seçen
Unutmayalım, seyretmenin sebebi yalnızlıktır
Yalnızlık seyrettirir; seyir, pasifleştirir insanı
Seyretmek, dahil olmaya, müdahil olmaya engeldir
Flanör; bir seyircidir ve bu seyirciliğiyle de övünür
Serbest zamanlı insan, kent kaşifi de denir kendisine
Kentin içinde etkinlik göstermeden kenti gözlemleyen
Kentte, sokakta, caddelerde özgünlük ve biriciklik arayan kişidir
Kapitalizm ile yaratıcılık ve keşfetme arzusunu kaybetmiş kalabalığa girdiğinde aylağa dönüşen;
Avare adam
Müzmin aylaktır
Belirli ve büyük bir amaca sahip gibi görünse de herhangi bir amacı gözetmeden yürüyen ve seyreden adamdır
Kalabalıklar arasında yalnızlığı arayan ama kalabalıksız yaşamayan
Yalnızlığını kalabalıklarla besleyen adamdır
Kısaca;
Hapı yutmuş, uykuda olandır
Gerçeği uykuda arayan…
Velhasıl;
Seyrediyoruz vitrinleri, vitrine çıkanları
Vitrin; ki içerisi için davetkar
Davet; ki girdap
Girdap; ki bağımlılık
Bizler; ki vitrin medcezirinin bağımlıları
Giriş için vitrini seyredip
Seyredilebilmek için tekrar çıkmak zorunda olan
Vitrine çıkmaya namzet müptelalar…

Hapı yutmamak temennisiyle…
Yavuz KARA



Whatsapp Facebook Twitter

Yeniden Fetih Gazetesi, Tüm Hakları Saklıdır 2019 Copyright